“İstanbul” ve Dunnington – Hakkı ÖCAL

İstanbul ismi yeni nesil AMD işlemcilerine verilecek kod adı olduğunu duymuştum daha evvel🙂 , bu bizim için eşsiz bir tanıtım ve reklam fırsatı da sunabilir İstanbullu olarak.

Hakkı ÖCAL ‘ın Intel ve AMD ‘nin yeni nesil işlemciler hakkında yazmış olduğu yazıyı aynen ve yorumsuz ekliyorum :

Intel ile AMD arasındaki çekirdek savaşı giderek tırmanıyor. Ancak
kod isim konusunda kimin doğru karar verdiği konusunda kararsızım.

Intel,
6 çekirdekli yeni işlemcisinin bu yılın sonuna kadar hazır olacağını
bildirdi. Özellikle sunucu dünyası için bu çok önemli bir haberdi. AMD,
ciddî bir rakip olarak kalmak istiyorsa, bu adıma bir cevap vermeliydi.
Ve çok geçmeden bu cevap da geldi: AMD, en geç 2009’un başında altı
çekirdekli işlemcisinin hazır olacağını bildirdi.

Şimdi burada bir mukayese yapabiliriz:
Intel’in
altı çekirdekli işlemcisi, ki kod ismi “Dunnington” olarak açıklandı,
üç adet iki işlemcili Penryn çip’inin yanyana yapıştırılmasından ibaret
olacak. Oysa AMD’nin “Istanbul” kod ismini vediği işlemci ise gerçekten
altı çekirdek içerecek.

Dunnington, İngiltere’nin ortalarında,
doğu kıyısında bir küçük köy. Kasaba bile değil; bildiğimiz köy. Şu
kadar var ki, İngiltere, modernleşme skalasında ileri bir ülke olduğu
için standartlaşma sürecini çok önceden tamamlamış ve Londra’da veya
başka bir büyük kentte olan her türlü sosyol-ekonomik hizmet ve ilişki
en ücra köye kadar aynen yayılmış olduğu cihetle, hiç görmediğim halde
Dunnington’da Londra’da bulabildiğim bir şekilde Wi-Fi veya benzeri bir
Internet hizmetini bulabileceğimden eminim. Köyde eğer varsa otel-motel
veya pansiyon benzeri bir yere gittiğimde, “E-maillerime nerede
bakabilirim?” diye sorarsam, yüzüme tuhaf tuhaf bakmayacaklarından
eminim.

Fakat Istanbul, eğer öyle bir kavram varsa, dünyanın
çok-çekirdekli ilk kenti olsa gerek. Biz, nerede ise bin yıllık bir
uygulama ile kentin birçok şeyini yok etmiş olabiliriz; ama şurası da
bir gerçek ki Istanbul, eğer böyle bir kavram üretebilecek olursak,
dünyanın en çok çekirdekli kenti olmaya—her şeye rağmen—devam etti,
ediyor.

Yan-yana yamanmış çekirdeklerin gerçekte ortaya bir
çok-çekirdekli işlemci çıkartmadığı, böyle bir işlemcinin, hakim
Anglo-Sakson Hristiyan kültürü ve buna dayalı ben-merkezli atomistik
bireyci toplum felsefesi ne kadar farklılığa elverişli ise, o kadar
eşzamanlı işleme imkan verebildiği bilinen bir gerçek. Bir başka
deyişle, nasıl insanın Dunnington veya benzeri bir batı kasabasında,
komşunun kapısını çalıp, “Bizim Londra’da bir işimiz var; bizim çocuğu
size bıraksak bu gece…” demesi mümkün değilse, bir çekirdeğin öteki
çekirdeğin işlevini devralması, ancak anakartın bir kalp atışı (cycle)
sonra, front bus (ön veriyolu) üzerinden, yani resmî bir ilişki kurduğu
takdirde, mümkün olabiiyor. Bir çekirdek, sanki kendi başına bir
işlemci, hatta ve hatta ağ-üzerinden buluşturulmuş iki ayrı bilgisayar
gibi, işbirliği yapabiliyorlar.

Oysa AMD’nin mimarisine göre,
çekirdekler, birbirleri ile çip’in dışına çıkmadan, yani çocuğunu
komşuya gönderip, “Annem iki bardak süt istiyor, de!” diyen Istanbullu
gibi, araya resmî makamları ve kurum-kuruluşları katmadan, thread
alışverişi yapabilirler. Bu onların daha etkin iş yapmasını
sağlayabilir.

Dunnington’ı Google’ladığınız zaman gelen
sitelerden birinden, çevredeki diğer güzel köylerle arasında ve tarihi
York kentine çok güzel yollarla bağlandığını görüyorsunuz. Istanbul’un
ise çekirdek sayısı arttıkça yol sorunu, yolları arttıkça bu yollardan
geçme sorunu artıyor. Ayrıca belirttiğim gibi, Dunngton’da ne
YouTube’a, ne Alibaba’ya, ne de başka bir siteye erişmenize karışan
veya bu köyde Internet işletmeciliği yapacaksanız, filanca makamlardan
tescil belgesi almanızı zorlayan ne hükumet, ne devlet, ne kanun, ne
tüzük yoktur! Lakin Istanbul ve onunla aynı kederde ve tasada ortak
bütün kentlerle ve köylerde, Internet, giderek artan bir keder ve tasa
konusu oluyor. Eminim ki Yunanistan’da Internet kafelerde en büyük
eğlence, kimin daha çabuk Türkiye’ye YouTube’u yasaklattıracağı
yarışması olsa gerek! Liseli çocuklar arasında “İki günde yasak kararı
çıkarttıran” tipler acaip hava yapıyorlardır! YouTube yasağını delmek
için Proxy hizmeti veren siteler de bu işten para kazanmanın zamanı
geldiğini düşünüyor olsalar gerek!

Özetle, Intel ile AMD
arasındaki çekirdek savaşı giderek tırmanıyor. Lakin kod ismi seçiminde
Intel’in mi yoksa AMD’nin mi doğru karar verdiği hususunda kararsızım.
 

Kaynak : ComputerWorld Türkiye

Bu yazı Bilgisayarlar ve Internet içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s