Microsoft’ta çalışan üç başörtülü Türk

Microsoft’ta çalışan üç başörtülü Türk

12 Ağustos 2008 Fetiye,
Esra, Nazan; dünyanın bir numaralı teknoloji şirketi Microsoft’ta
çalışan üç başörtülü Türk. Onlar, ‘dinle bilim çatışır’ söylemeni boşa
çıkartırcasına hem ilmin merkezinde çalışıyorlar hem de inançlarını
özgürce yaşıyorlar.

Üzülüyorum bu tartışmalara… Ve Türkiye’nin hâlâ bu konuyu
tartışıyor olmasını çok anlamsız buluyorum. Bu çağda insanların
başörtüsünü tartışması çok üzücü! Kıyafet tercihlerinden dolayı
insanların eğitim hakkından mahrum bırakılmaları, çağdışı bir şey. Ben
başörtüsünü siyasi simge olarak hiç görmedim. Hiçbir zaman
bu şekilde örteni de görmedim! Dünyanın en büyük şirketlerinden
Microsoft’ta çalışan Fetiye Karabay böyle konuşuyor. Boğaziçi
Üniversitesi’nde lisans eğitimi sırasında giyimiyle ilgili problem
yasamasa da aynı okulda yüksek lisansa başladığında başını açmak
zorunda kalmış. Engellemeler karşısında yılmamış, Türkiye’de bıraktığı
eğitimine ABD’de devam etmiş.

Türkiye’de son dönemde “din ile bilim çatışır”
diyenlere en güzel cevabı başarısıyla veriyor 32 yaşındaki Fetiye:
“Böyle bir çatışma olsaydı benim için de bir engel
olurdu. Dinimi yaşayan bir birey olarak bilimde de bir hayli
ilerlediğimi düşünüyorum. Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde başörtümle
devam ettiğim doktora programını tamamlamak üzereyim. Bilimin dinle
çatıştığını düşünmüyorum; hatta tersine dinimin bilimi teşvik ettiğini
görüyorum. İslam’da bilimi, araştırmayı ve düşünmeyi teşvik eden pek
çok ayet ve hadis var. İnancımın bu yönü eğitim sürecimde bana en büyük
destek oldu.”

Bugün Microsoft’un merkez kampüsü Redmond’da
dilbilimci sıfatıyla, program yöneticisi olarak çalışan Fetiye Karabay
aslen Burdurlu. Lise ve ortaokulu zor şartlarda Burdur’da tamamlayan
Fetiye, Boğaziçi Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdikten sonra Batı Dilleri ve
Edebiyatı Bölümü’nde yüksek lisansa başlamış. İnancının gereği taktığı
başörtüsünden dolayı sorunlarla karşılaşmış bu dönemde; ama pes
etmemiş. Evlendikten sonra ABD’ye taşınınca eğitimine orada devam
etmiş. Dil bilimi üzerine başladığı doktorasının tezini yazıyor şimdi.
Başarısı ona Microsoft’ta çalışma imkânı sağlamış; ama bu süreç kolay
da olmamış tabii.

PROGRAM YÖNETİCİSİ OLDU

1999’da Boğaziçi’nde yüksek lisansına devam
ederken, ABD’de masterini tamamlayan Davut beyle tanışıp evlenmiş.
Bilgisayar mühendisi eşi
Microsoft’tan iş teklif alınca Seattle, Washington’a taşınmışlar.
Doktorasına uzaktan devam etmiş. 2006’da Microsoft’ta yaptığı başvurusu
kabul edilince 3 ay Natural Language grubunda program yöneticisi
stajyeri olarak çalışmış. Başarısı amirlerin gözünden kaçmamış, 3 ayın
sonunda şirkette çalışması istenmiş: “Dilbilimci olarak Microsoft’ta
çalışıyor olmam şaşırtıyor genelde insanları. Ben başarılı bir
stajyerlik geçirdim ve sonrasında aynı grupta program yöneticiliği
teklifi aldım. Ağustos 2007’de çalışmaya başladım.”

Fetiye, Microsoft’ta bilgisayar mühendisliği
mezunu program yöneticileri ile aynı grupta bulunuyor, onların yaptığı
işi yapıyor. Dil biliminin yanı sıra bilgisayar programları konusunda
da geliştirmiş kendisini. Türkçenin yanı sıra pek çok dilde sözcük
denetimi (spell checker), dilbilgisi denetimi (grammar checker),
heceleme (hyphenator) sözcük üretimi (word breaker), ve eş-karşıt
anlamlılar sözlüğü gibi çözümler üzerine çalışıyor. Çalışmaları, Office
programı içindeki Word, Outlook, PPP, Windows Mail, Hotmail, Windows
desktop search gibi pek çok üründe kullanılıyor. Bununla birlikte yeni
üretilen programların geri dönüşleriyle de ilgileniyor: “Projelerin
vaktinde ve kaliteli üretilmesinden sorumluyum. Üzerinde çalıştığım
ürünlerin spesifikasyonlarını da yazıyorum. Aynı zamanda müşteri ile
programcılar arasında bir uzlaşmacı rolümüz de var. Gelecek ürünlerin
planlamasında rol alıyorum.”

MİCROSOFT MERKEZİNDE 10 BAŞÖRTÜLÜ VAR

Fetiye hanımın verdiği bilgilere göre, yaklaşık
30 bin çalışanın bulunduğu Redmond kampüsünde 180 kadar Türk var.
Microsoft’un diğer ülke ve şehirlerindeki merkezlerinde de Türk çalışan
olabileceğini ifade ediyor. Türklerin genelde başarılı olduklarını
belirtiyor. Ama Hindistanlı ve Çinlilerin şirket genelinde yoğun
olduğundan bahsediyor.

Fetiye ile birlikte başörtülü iki Türk daha
varmış Redmond’da. Bunlardan biri 2001’de Microsoft’a katılan ve
Windows Bilgisayar Ağları-Aygıtları Grubu’nda çalışan Nazan Kurt.
Diğeri ise Haziran 2007’den bu yana XBOx ve Zune gibi ürünlerin
derlenmesinde görev alan Esra Usta (34). Türklerin dışında da
başörtülüler varmış kampüste. Ancak sayının 10’u geçmeyeceğini tahmin
ediyor.

AYRIMCILIK İŞTEN ATILMA SEBEBİ

Türkiye’deki “başörtüsü sıkıntısının”
Microsoft’ta olup olmadığını soruyoruz Fetiye’ye. Şirkette kendisine
normal bir çalışan gibi davranıldığını, başörtüsünden dolayı bugünü
kadar en ufak bir ima dahi almadığını belirtiyor. Amerika’da dil, din,
ırk gibi farklı inanç ve tercihlere ayrıcalıklı davranılmadığını
aktarıyor: “Şirkette bu tür ayrımcılık yapmak yasak. Birisi size
bunlardan dolayı farklı davransa veya incitici söz söylese, o kişi
yönetici bile olsa, isinden atılmaya kadar varabilecek ciddi cezaları
var. Genelde çok saygılılar. Mesela grupla yemekli toplantı
yapılacaksa, neler yiyip yemediğimi, dışarıda bir aktivite organize
edilecekse bana uygun olup olmayacağını dahi soruyorlar. Mesela bir
beyle aynı ofisi paylaşıp paylaşamayacağımı sordular. Bunlara dikkat
ediyorlar.”

Microsoft bütün inanışlara çok saygılı
yaklaşıyormuş. Mesela Fetiye’nin grubunda çalışan bir Musevi de
inancının gereği kipalı dolaşabiliyormuş ofiste. Geleneksel giyinişi ve
bukleli faullerini de kimse eleştirmiyormuş: “Şirkette çeşitlilik
teşvik ediliyor; farklı millet ve inanışlardan insanların aynı yapıda
bulunması hoş karşılanıyor. Ayrıca kadınlar yöneticiliğe teşvik
ediliyor, farklılığa değer veriliyor. Bu çeşitliliğe göre çalışma
ortamı sağlanıyor.”

Kampüste özel bir mescit bulunmuyor; ama isteyen
kendi odasında inancının gereklerini rahatça yerine getirebiliyor.
Çalışma saatinin ibadetlerine göre ayarlanabildiğine, herkesin istediği
saatte ibadetini yerine getirebildiğine vurgu yapıyor Fetiye. Kendisi
gibi Redmond’da çalışan eşi Davut bey de cuma namazlarını rahatça
kılabiliyormuş: “Ben namazlarımı odamda kılıyorum. Namaz kılmak
isteyenler için ofisini diğer çalışanlara açanlar da var, ya da boş bir
ofisi kullanabiliyorsunuz.”

YABANCILARA TÜRKİYE’DEKİ YASAĞI ANLATAMIYORUZ

Fetiye, yaşanan son başörtü tartışmalarını da
üzülerek takip ediyor: “Bu tartışmaları çok anlamsız buluyorum. Hâlâ
bazı insanlar bu çağda dar çerçeveden bakıyorlar, bu üzücü. Bıraksınlar
kızlar eğitim alırken hem inançlarını özgürce yaşasın hem de ekonomik
özgürlüklerini kazansın.”

Türkiye’deki başörtü yasağını soran yabancı
arkadaşlarına durumu anlatmada zorlandığını da aktarıyor Fetiye:
“Mesela burada Türkiye’de başörtüsü takma konusunda bir zorlamanın
olduğunu zannediyorlar. Onlara yasaklamayı anlatmakta zorluk çekiyoruz.
Başörtülü okula girememe yönündeki yasağı anlatamıyoruz. Çünkü onlar
tam tersinin olduğunu düşünüyorlar.”

Microsoft Office 2009 versiyonunda imzası bulunan
Fetiye, Türkiye’de yaşadığı sıkıntılara rağmen, inancını yaşayabileceği
ileriki günlerde, edindiği tecrübeyle ülkesine katkıda bulunmak istiyor.

KIYAFET DEĞİL VERİMLİLİK ÖNEMLİ

Microsoft, 2007 itibariyle yıllık geliri 51,2
milyar dolar olan Amerikan bilgisayar teknolojisi şirketi. 102 ülkede
toplam 72 bin çalışanı var. Genel Merkezi Redmond, Washington’da.
Üniversiteyi 1975 yılında bırakan Bill Gates, New Mexico’da kurar
Microsoft’u. İlk uluslararası ofis 1978’de Japonya’da açılır. 1979’da
ise şirket Bellevue, Washington’a taşınır. Bir yıl sonra Steve Ballmer
Microsoft’a katılır. 1985’te Windows’un ilk versiyonu piyasaya sürülür.
Ve hızlı büyüme devam eder.

Şirket, kural ve çalışma alanlarını “personel
verimliliğini artırma odaklı” olarak düzenlemiş. Microsoft’ta genelde
tek kişilik odalarda çalışılıyor. Yerel kıyafetiyle bir Hindu’yu veya
Musevi’yi görmek sıradan bir durum kampüste. Kafeteryada da helal,
koşer, diyet ve vejetaryenler için özel menüler bulunuyor. Bu yolla
Microsoft’ta huzurlu ve konsantreli bir çalışma ortamı sağlanıyor.
Personelin çalışıp çalışmadığı da düzenli olarak denetlenmiyor; yıllık
hedeflerini tutturup tutturamadığına bakılıyor.

Aksiyon

Bu yazı Haberler ve politika içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s