Warcraft III: The Frozen Throne

Öncelikle Warcraft nedir, nasıl oynanır, ne yaparız gibi bazı temel
maddeleri ele alalım. Warcraft gerçek zamanlı bir strateji oyunu olduğu
kadar aslında bir aksiyon oyunudur. Oyunun aslı, çeşitli ırkların
kamplarında geçen bölümlerden oluşan bir senaryo üzerinden gitse de;
senaryosuz, istediğiniz haritayı/ırkı seçebileceğiniz tek/çok oyunculu
modu olan bir parçası da vardır. Pratikte, hepimizin oynadığı ve
vazgeçemediği bölüm de, aslında bu oyunlardır. Sonuçta senaryoya bağlı
kalmadan, istediğimiz kahramanı seçerek, tam anlamıyla özgürce oynamak;
çeşitliliği arttırdığından, dolayısıyla daha keyifli olduğundan, daha
çok tercih edilir (özellikle internet kafelerin vazgeçilmezidir🙂.
Haritalara ve oyun modlarına gelecek hafta yazımızın devamında
değineceğiz.

GÖREVLER

Gelelim ne yaptığımıza. Senaryoda
asıl amacımız bize verilen görevleri yerine getirerek bir sonraki
aşamaya geçmek. Dört tane ana bölüm (her ırk için ayrı bir bölüm, elf
kampı, orc kampı gibi) bunların içinde de çeşitli sayıda ara bölüm
(chapter) var. Bir sonraki aşamaya geçmeye çalışırken, kahramanımızı
(genelde tek kahraman kumandamızda; ama bazı görevlerde iki veya üç
olabiliyor), birimlerimizi, binalarımızı, yani oyundaki her şeyi
kullanıyoruz. Görevlere örnek vermek gerekirse; bir yerden bir yere sağ
olarak ulaşmak/ulaştırmak, bir eşya bulmak/kazanmak, bir şeyin bir yere
ulaşmasını önlemek, düşman ırkın şehir merkezini ele geçirmek, belli
bir süre bir şeyi korumak vb. şeyler olabilir. Bu bahsettiğim ana
görevlerin yanında (main quest), bir de seçmeli görevler (optional
quest) olabiliyor. Birilerini kurtarmak, bir yere uğramak, bir yerden
bir şey alıp birine götürmek gibi görevleri ana görevden bağımsız
olarak yaptığımızda çeşitli ödüller alıyoruz. Bu ödüller kahramanımızı
geliştiren, ana görevimizi kolaylaştıran veya sadece oyunu zevkli hale
getiren ödüller olabiliyor.Arthas ve Frostmourne

GENEL BAKIŞ

Kamplara
genelde sadece kahramanımızla başlıyoruz, sonra yavaş yavaş yeni
savaşçılar ekleniyor, derken yeni birimleri yönetmeyi öğreniyoruz, inşa
edilecek binalar çıkıyor ve en sonunda, kampın son bölümünde o ırkın
bütün özelliklerini sonuna kadar kullanabilir hale geliyoruz.
Ayrıntılara geçersek; kahramanımızın dışında ırkımızın (ırklar
bölümünde her ırk için örneklenen) bir çok birimi var. Savaşçı, işçi,
büyücü gibi. Hepsinin kendine göre yetenekleri var ve oyun ilerledikçe
bu yetenekler de gelişiyor/geliştirebiliyoruz. Bu birimler senaryoya
göre, ya bize veriliyor, ya da kendimiz üretebiliyoruz. Genelde her
ırkın işçi sınıfı ham madde elde etme, bina yapma ve tamir için
çalışırken, geri kalanlar her şekilde savaşıyorlar.
Birimleri
üretmemiz için çeşitli binalar var ve bu binalar birim üretmekle
kalmayıp, bunların kalitelerini yükseltmek için de kullanılabiliyorlar.
Mesela bir Necromancer’a Raise Dead büyüsünü öğretebilmek için Temple
of Damned binasından bu güncellemeyi isteyebiliriz. Üstüne üstlük bu
binaların bir kısmı kısa bir menzilde savaşma yeteneklerine bile sahip.
Binaların en önemlisi şehir merkezi; çünkü şehir merkezi yıkılan takım
kaybediyor. Ayrıca şehir merkezinin bir özelliği de, güncellenebilen
tek bina olması. Oyunda takımınızın gelişmişliği, hangi binaları ve
birimleri yapabilecek kadar ileride olduğu bir bakıma şehir
merkezinizin hangi seviyede olduğuna bağlı. Mesela ölmeyen ırkında,
şehir merkezimizin ilk seviyesi Necropolis, ikinci seviyesi Halls of
Dead ve son seviyesi Black Citadel. Şehir merkezine olan bağımlılığa da
örnek verirsek, Black Citadel’e kadar gelişmemişseniz Frost Wyrm adlı
ejderha birimini üretemiyorsunuz. Diğer bir önemli bina ise altar.
Kahramanımız öldüğünde onu yeniden hayata döndürmek için her ırk kendi
altarını kullanıyor. Bu iki bina dışında her ırkın benzer birimlerini
üretmek için belirli benzer binalar mevcut.
Oyunda bina ve birim
üretebilmek, ve bunları geliştirebilmek için iki tane ham maddemiz var:
altın ve odun. Altını genelde altın madenlerinde çalışan işçilerimiz
aracılığıyla elde ederken, kahramanımızın öldürdüğü birimler ve
kahramanlar da ekonomimizi yükseltiyor🙂. Odun elde etmek ise her
ırkın oduncularının ağaç kesmesiyle oluyor.

  • Platform: PC
  • Yapımcı: Blizzard
  • Türü: Strateji-Aksiyon
  • Çok Oyunculu Mod: Var
  • Çıkış Tarihi: 2003
  • Artılar:
    • Çok oyunculu modu en yaygın oyunlardan biri olması
    • Yan ürünleri ve ilgili aktiviteleriyle bir marka olması
    • Harita, kahraman ve eşya çeşitliliği
    • Başarılı grafik ve kamera kontrolleri
    • Yeni versiyonlarla oyunun güncel tutulması
    • Senaryonun devamlılığı
    • Kontrollerin çeşitliliği (Klavyede boş tuş kalmıyor🙂
    • Aldığı ödüller, puanlar
    • Dota😉
  • Eksiler:
    • Reign of Chaos’un yüklü olma gereksinimi (sonuçta bir yama)
    • Oyun kontrolündeki fazla ayrıntının yeni başlayanlar için caydırıcı olabilmesi
    • Orc kampının tamamını içermemesi
  • Sistem Gereksinimleri (minimum):
    • 400 MHz Pentium 2 veya G3 işlemci
    • Windows 98, ME, 2000, XP, Linux (Wine veya Cadega ile🙂
    • 128 MB RAM
    • 550 MB Sabit Disk Alanı (+Reign of Chaos)
    • DirectX 8.1 uyumlu 8 MB 3D ekran kartı
    • DirectX uyumlu 16-bit ses kartı
    • Online oynamak için 28.8+ Kbps bağlantı hızı

KAHRAMANIMIZ

Birimler
ve binaların yanı sıra, komutamızdaki en önemli şey tabi ki
kahramanımız. Düşman birimlerini ve kahramanlarını öldürmek için her
şeyi yapmaya hazır kahramanımız, oyuna birinci seviyeden başlıyor ve
öldürdükçe deneyimini arttırarak yeni seviyelere geçiyor. Ancak
senaryoda maalesef her bölümde ve alt bölümde kahramanımızın belirli
bir seviye sınırı var, o sınıra geldikten sonra ne kadar deneyim
kazanırsak kazanalım seviye atlayamıyoruz. Seviye dışında,
kahramanımızın nitelikleri üç şekilde ölçülüyor: güç, hız ve zeka. Yeni
seviyelere geçtikçe, hem bu nitelikleri artıyor, hem de yeni özel
yetenekler kazanıyor. Bu nitelikleri ve yetenekleri dükkanlardan
aldığımız bazı eşyaları kullanarak, kalıcı veya geçici olarak kendimiz
de arttırabiliyoruz. Kahramanın özel yetenekleri de; seviye atladıkça
etki alanı ve şiddeti artan, kendisine veya çevresindeki yandaşlarına
veya düşmanlara karşı olumlu ya da olumsuz etki eden çeşitli büyüler ve
savaş taktiklerinden oluşuyor. Hatta bazı kahramanların kendine özel
birim üretme veya diriltmeyle ilgili büyüleri bile olabiliyor. Her
oyunda olduğu gibi kahramanımızın (ve aslında birimlerimizin,
binalarımızın hatta bazen altın madenimizin bile) bir canı var ve tabi
ki saldırıya uğradıkça tükeniyor. Bunun dışında bir de manası var, o da
özel yeteneklerini kullandıkça (genelde büyüler için) azalıyor.
Kahramanımızın yanı sıra bazı özel birimlerimizin de kendine özgü
büyüleri olduğu için, onların da manaları var. Demin söz ettiğim
Necromancer gibi, veya orcların iyileştirme büyüsü yapabilen cadısı
gibi.

IRKLAR

Senaryoya geçmeden önce Warcraft’ta genel
olarak ırklardan söz edelim. Dört çeşit ana, daha doğrusu bizim
kumandamızda, ırk var. Bunların dışında dükkanlardan kiralayıp
kullanabildiğimiz veya doğada karşımıza çıkan başka ırklar da var
(Kobold, trol, goblin gibi); ancak bu doğal ırkların ayrıntısına
girmeyeceğiz.

Ölmeyen (Undead): Çorak
topraklarda ölümle birlikte yaşayan bu ırk (Scourge da denilir),
Ner’zhul, Kel’Thuzad ve Lich King kontrolünde dünyaya kötülük getirmek
için yaratılmışlardır. Diğer ırklardan kötü ruhların veya ele
geçirilmiş olanların ırkı artık budur. Zombiler, hayaletler, bozulmuş
ruhlar, gelişmiş yarasa ve örümcekler, iskeletler, dragon cesetleri,
ölü şövalyeler ve dev yaratıklar bu ırkın birimlerindendir.

Gece Elfi (Night Elf):
Dünyanın uyanışıyla birlikte ortaya çıkmış bu köklü ırk (Sentinel de
denilir), doğayla ve mistik güçlerle iç içedir. Bir zamanlar ölümsüz
olan elfler, güçlerini düşüncesizce kullandıkları için dünyanın bilinen
en büyük savaşına da aslında bir şekilde neden olmuşlardır. Dünyanın
dengesinden ve güveninden sorumlu olduklarını düşünürler. Büyücüler,
druidler, entler, ejderhalar, okçu elfler ve bazı kuşlar bu ırk
kapsamındadır.

Orc (Orc): Yeşil derili orclar,
dünyaya kara geçit denilen bir kapıdan getirilmiştir. Genelde Burning
Legion’ın (şeytanlar) etkisinde kalarak, çeşitli işgallerde tampon
olarak kullanılmışlardır; fakat savaş şefi Thrall sayesinde onurlarını
ve güçlerini tekrar kazanarak, dünyanın kaderinde çok büyük bir rol
oynayacaklardır. Doğuştan birer savaşçı olan orclara, atlılar, avcılar,
şamanlar, cadılar ve uçanlar da eklenince, orc kabilesini oluştururlar.

İnsan (Human):
Son kalan krallık olan Stormwind’in temsil ettiği insan ırkı,
şeytanların işgalinden önce orclarla savaşıyorlardı. Fakat ne zaman
şeytanlar insanları zehirleyerek ölmeyene dönüştürmeye ve insan ırkına
zarar vermeye başladı ki, o zaman ele geçirilmeden kaçabilen insanlar
güneye, Stormwind’e sığındılar. Daha sonra da tüm ırklar gibi Burning
Legion’a karşı saflarını aldılar. Şövalyeler, çeşit çeşit teknolojik
silah taşıyan birlikler, helikopterler, papazlar, okçular, tüfekçiler,
paladinler ve kartallar insan birliklerinde bulabileceğimiz elemanlar.

SENARYO

Oyunda,
bir çok ırk diğerlerine karşı üstünlük kazanmaya çalışırken,
orta-dünyayı kurtarmaya çalışıyoruz. Gece elfi, orc, insan ve ölmeyen
kamplarında çeşitli görevlerle, yaklaşan sona doğru ilerliyoruz.
İlk
önce bir önceki bölüm olan Reign of Chaos’un bir özetini geçelim. Orc
şefi Thrall, orcların artık şeytanlarla bir olmaması için onları
yönetmesi gerektiği kendisine söylendikten sonra macera başlar ve ilk
olarak gidip kardeşi Hellscream’i esir olduğu insanların elinden
kurtarır. Thrall, Hellscream ve Tauren ırkı (doğal bir ırk),
şeytanların kumandasındaki ölmeyenleri alt etmeye çalışırken orclar
yeniden çığırından çıkar; fakat Hellscram orc ırkını canı pahasına
kurtarır. Şeytanlar ise dünyayı ele geçirmek için bu sefer Lich King’i
esir etmişlerdir ve insan ırkını ölmeyene dönüştürerek güçlenmek için
zehirli tohumlar kullanırlar. Prens Arthas insanlarını kurtarmak için,
Muradin ve Büyücü Jaina ile salgını durdurmaya çalışır; ama
başaramayacağını anlar. Ölmeyen istilası iyice güçlenirken, Arthas bunu
durdurmanın tek yolunun bir kılıçtan geçtiğini öğrenir. Adı Frostmourne
olan bu kılıcı bulur; ama ona sahip olması karşılığında Muradin ölür.
Arthas kılıcın etkisinde kendinden geçer, topraklarına dönüp babasını
öldürür ve artık Arthas da bir ölmeyendir; çünkü kılıç Lich King’indir.
Arthas kendi çözümünü ölümbüyücüsü olan Kel-Thuzad’da arar ve onu
küllerinden diriltmek için elf diyarına saldırır. Kel-Thuzad’ı diriltir
ve o da Lord Archimonde’u çağırır. Archimonde dünyayı ele geçirmeye
kararlıdır. Sürgündeki elf: Illidan Elfler
ise olan bitenden haberdardırlar ve buna karşı elf kahramanlarımız
Tyrande ve Furion önlemler alırlar. Furion hapisteki kardeşi Illidan’ı
uyandırır, Tyrande ise druidleri çağırır. Illidan bir kurukafa bulup
onu kullanarak elflerden farklı bir şeye dönüşür ve bu halde bir kaç
ölmeyen birliğini yenilgiye uğratır; ancak kardeşi onun farklılaşmasını
görerek onu kovar. Archimonde ise bu sırada yaşam ağacını ele geçirmek
istemektedir; buna karşı Furion’ın planı ışığında; orc, elf ve insan
birlikleri birleşerek yaşam ağacını kurtarıp Archimonde’u yenerler ve
dünya kurtulur.
Bundan bir kaç ay sonra Frozen Throne macerası
başlar. Bu arada elf kahramanlarımız Tyrande ve Furion’a, Arch da
katılır ve Arthas’ın yerle bir ettiği diyarlarını yeniden yaşanabilir
kılmaya çalışırlar. Orclar çoktan yeni bir ‘yuva’ bulmuşlardır ve
kendilerini burayı korumaya adarlar. İnsanların başında ise Jaina
kalmıştır ve insanlardan kalanları yaşatmaya çalışırlar. Arthas ise bu
sefer ölmeyenlerin kralı olarak çıkar karşımıza. Bir zamanlar dillere
destan olan krallığının yerini, ölüm krallığı almış olarak… Tabi ki
dünya bu kadar sessiz kalmayacaktır ve derinlerde yaşayan biri,
planlarını yapıp Lich King’i öldürmek için yola çıkar, Illidan…
Illidan, Naga’ların ve kan elflerinin desteğini arkasına alır; fakat
Lich King en büyük destekçisi Arthas’ı Frostmourne aracılığıyla uyarır,
tehlike yakındır… Sonra kendimizi birçok maceranın içinde yeni
kamplarda, yeni haritalarda, yeni kahramanların arkasında buluruz. Crypt-lord ile bir ekran görüntüsü

YENİLİKLER

Frozen’daki
yeniliklerin ilki, her ırka eklenen birimler. Elflere eklenen Fearie
Dragon gibi, bir çok yeni ünite mevcut. Bunun yanında yeni özellikler
katılarak geliştirilmiş eski birimler de var, mesela artık ölmeyenlerin
örümcekleri (Crypt Friend) yer altına girebiliyor. Ayrıca her ırka
eklenen bir de yeni bina var: artık kahramanlarımıza eşya almak için
haritada dükkan aramıyoruz; çünkü dükkanımızı kendimiz inşa
edebiliyoruz. Harita çeşitliliği gibi eşya çeşitliliği de hat safhada,
hatta artık eşyalar ırklara göre spesifikleşebiliyor. Veee tabi her
şeye bu kadar eklenti yapılırken kahramanlarımız da unutulmamış, her
ırkın bir kahramanı daha var! (Elf: Warden, İnsan: Blood Mage, Orc:
Shadow Hunter, Undead: Crypt Lord) Frozen Throne’daki yenilikler
saymakla bitmiyor; fakat yeni grafikleri, komutları, sesleri denemeyi
size bırakıyoruz🙂

Gelecek ayaaa, hepimizin merakla beklediği
Dota var! Ve tabi ki Frozen Throne’un diğer haritaları eşliğinde
çeşitli oyun modlarını tanıtacağız sizlere. Oyuna bu kadar
heveslendirdikten sonra, küçük bir video ile bu aylık sizlere veda
ediyoruz. Herkese iyi oyunlar =)

Kaynak

Bu yazı Oyunlar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s